SevGiliyE :(((

 

 

SONSUZ  BOŞLUK

 Bugün yine yalnızdım

 Sensiz ,kimsesiz ,

ıssız kişiliğimle

 Elimde çayım oturuyordum balkonumda

Yine yalnızdım Belki de hep öyle kalacaktım…

 Seni unutmak acı veriyor bana istemesem de

 Düşünüyorum yalnızlığı

 Bulamıyorum cevabını

 Çünkü sen yoksun

Yine yalnızdım Belki de hep öyle kalacaktım…

 Kitabım ,çayım ve yalnız kendi kimliğimleydim o gece

 Evet evet yalnız kendi kimliğim

Peki neden? Yine yalnızdım

Soruyorum doktoruma ,deliriyorum hergün hergece…

 Çünkü sen yoksun

 Bir tek ben mi böyleyim acaba?

Neden bunu araştırmıyorum?

 Neden sormuyorum insanları bir kenara çekip cevabını?

Yoksa istemiyor muyum?

 Belki de korkuyorumdur

 bir tek kendimin yalnız olmasından

Neden bu kadar çok korkuyorum ki yalnız olmaktan?

 Beni bırakıp gittiği için mi?

Yine yalnızdım

Belki de hep öyle kalacaktım…

 

GÖZLERİN SOKAK İSİMLERİ

gözlerin,
sokak isimleri bu akşam,
adımladığım..
batan güneşti sarı saçların,
şiirimdi şiirin,
martı çığlıklarında.. 

istanbul &nb sp;’ da
kışın hüzünlere döndüğü sularda,
yudumluyorum özlemini,
yüreğimde yüreğin,
gözlerin?
ben de değil..
şimdilik..

geliriz, gün olur geliriz..
kuş kanatlarında..
belki..
zamanlar çalıp,
adanmış zamanlarımızdan..
gelmesek bile, benim gözlüm,
gelemezsek,
geldik sayarız en azından,
geometrik dizilerde çoğaldıkça hayallerimiz..

sen..
limanıma yanaşan bir gemiden,
kaçak bir yolcu gibi inen,
gözlerimden, özlem özlem dökülen,
kimliğindeki adı …… olan kadın..
yalnızlığıma ne kadar yakıştığının
farkında mısın?

FARKIMDA MISIN?

belki bir çiçeğin yaprağı kanamaktadır
bir yerlerde şimdi.
belki bir yerlere kar yağmaktadır.
üzülme ve ağlama, benim gözlüm,
yokluğundan, yıkılmışsa bir yanım,
bir yanım ayaktadır..

Bana da yol göstersene, Deniz feneri,
Denizi istiyorum hepsi bu,
Bu o kadar zor mu?
Zor mu baharın ilk güneşiyle yanmak,
Kadehleri,
Şerefe tokuşturmak bir akşamüstü,
Tabelalara bakmadan yani,
Birkaç yüreği harmanlayacak,
Bir yer bulmak,
Ve savrulmak,
Nereden nereye bilmeden,
Huzur kumsalında,
Çakıltaşlarına karışmak,
Kumlara adını yazmak mesela,
Ya da uçsuz bucaksız ufuklara,
Oldu olası başka şey görmemiş,
Bir mendireğin gözüyle bakmak,
Ağların kokusuna ağlamak,
İçin için,
Yollarca yol,
Dağlarca dağ,
Saatlerce zaman olmak,
Sönme! ..yolumu aydınlat,
Susma! söyle;
Sevmek bu kadar zor mu ha?
Bu kadar zormu be deniz feneri?

 

 

Gecenin derinliğine bakıyorum,
Yıldızlar ne kadar da mutlu görünüyorlar.
Gökyüzünün kanatları arasında koşuyorlar
Ve işte o zaman

Kalbimin derinliklerinde
Fırtınalar kopuyor
Neden ben de yıldızlar kadar hür,
Onlar kadar mutlu olamıyorum?
Yaralanmış bir kuş gibi
Çırpınırken mutlu olmak için
Her çırpınışımda bir adım daha
Mutluluktan uzaklaşıyorum…

 

 

Özlem rıhtımında,
Nice gözyaşları var.
Beklerler, her gün sabaha kadar.
Geceler siyahtır, simsiyah pencereler.
Dertler, hep geceleri başlar,
Gündüzler, sakin bir denizdir.
Işığını yayamazsan, uğraşma fenerle.
Gecelerin koynundan, çık gel yanıma.
Ararım seni, her bahar

Dudaklarim kupkuru, su ver ne olur, yağmurla.
Sev beni sev, ne olur utanma!
Gönlümdeki tahtım, bekler seni, yaklaşsana.
Ne olur sakla beni, aşkımızın kumsalında.
Bir kum tanesinin, denize hasreti gibi,
Hasretim sana..
Es rüzgarla es, bağrımı yıka. 
Bulamazsan bu aşk, kalır başka bahara.
Lütfet, özlemim büyük sana.
İçin, için kaynarken,
Beni bulsana.
İşte yanındayım.
Beni anlasana!
İşte! en büyük özlem, bu sana…


kader…
belki…
yanıbaşında olurum
sımsıkı tutarım elini
bida bırakmamak üzere
gözlerine bakarım belki
sonre kocaman öperim seni
belki…
belki sende beni öpersin..
kim bilir..
belki..
belki
yağmurda elele yürürüz
sarmaş dolaş
elbiselerimizin ıslaklığı birbirine geçer
belki..
ve bu yüzden şemsiye açmayız
sen benim kolumun altına saklanırsın
belki..
belki de gelemem
seni bıraktığım yerde bulamayacağımı düşündüğüm için
gelemem
belki…
kim bilir..
belki gelsemde seni bulamam…
kayıp aşıklarız biz
sen bende ben sende kayıbız
 

Sonbaharın en eylül’ü içimde,
Her bastığım kuru yaprak
sen olup o eski şarkıyı hatırlatıyor bana;
Kolumda senden çaldığım tebessüm uyutup büyütüyorum onu,
aşk ne biliyor musun
benim sana yaşadığım,
senin durmadan üstüne bastığın…

Bir namussuz rüzgar peşimde,
Saçlarımı ensemden okşayıp yanağımdan öpüyor gülümsetiyor beni
sen yoksun ve sensin her şarkıda ağlayıp üzüldüğüm
Böyle mi bitecekti bu şiir birtanem böyle mi bitecekti bu şiir
son hecesi hüzün…

 


▲▲▲ …Bittin… Gidiyorum… Beni Unutma… ▼▼▼

Nasıl yanıyor içim…
Şimdi gelsen;
"Geldim" desen,
Sevinecek halim yok…
Yorgunum…
Yoruldum…
"Bir umut" desen, veremem…
Aşkına yenik düştüm,
Bu yüzden bütün üzüntüm…
Kan damladı gözlerimden…
Seni Çok Sevdim ben…
Bunu inkâr edemem…

………………………………….. ………

" BİTTİN… GİTTİM… "

≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡BİTTİN≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡ ≡≡≡≡≡≡≡

▲▲▲ …Beni Bırakma… ▼▼▼

Alev aldı içim,
Gitmiştin…
Halden anlamaz,
Hasretin kapkara pencereleri,
Anlatsam da halimi…
Seni nasıl beklediğimi,
Eskimeyen ümidimi,
Söz geçmeyen yüreğimi…

Kalbim sana kopmuş, kırıp kafesini…
Dili çözülmüş gecelerin,
Büsbütün hüzün…
Acının mevsimi güz,
Sanki isteyerek tükeniyoruz…

Avuçlarında,
Son yolculuğu ellerimin…
Bırakma…

………………………………….. ………

" GİTTİN… BİTTİM… "

≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡BİTTİM≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡≡ ≡≡≡≡≡≡≡

Sen, yalnızlığa inat bütün bir geceyi, sevgilinin düşüyle geçirebilir misin?
Gelmeyeceğini bile bile, sanki her an kapıdan girecekmiş gibi gözünü
kırpmadan sabaha kadar bekleyebilir misin? Bugüne kadar ne yaşadıysan
yaşadın. Bunların hepsinden sıyrılıp, özünü asla yitirmeden yeni bir
kimlikle başka dünyalar kurup yeni hayatını mutlu kılmak için uğraşabilir
misin? Yağmurun altında aklında sevgilin, dudağında onu anlatan bir şarkıyla
mırıldanarak saatlerce yürüyebilir misin? Oysa herkes kaçmaktadır yağmurdan.
Seni ıslatanın aslında yağmur değil aşk olduğunu anlayabilir misin? Yüreğini
cesurca açıp, bazen ağlamayı, bazen ümitsizce beklemeyi, bazen öfkelenmeyi ve herkesin huzurlu olarak nitelediği sakin, beklentisiz, sürprizlere kapalı hayatını terk etmeyi göze alabilir misin? Nefes almanı zorlaştıran,
yüreğinin yerinden fırlayacak gibi çarpmasına neden olan, hoş ama zaman
zaman da sıkıntı verici o heyecanı, saklamaya ya da azaltmaya çalışmadan her zaman taşıyabilir misin?
Özlemin, küçücük bir kordan, kentleri yakacak kocaman bir yangına dönüşmesine izin verebilir misin? Elde ettiğin her şey senin olsun. Sen yarın için hayal kurabilir misin? Arzuladığın sevgiliye kavuşmanın hayalini kurmaya cesaret edebilir misin? Bunu yaparken bazılarının sana "aptal" deme riskini göze alabilir misin? Hiçbir şey düşünmeden, sadece o anı yaşayıp yüreğini, beynini, bedenini coşkunun ve hazzın kucağına teslim edebilir misin?
Nerede olduğunu, kim olduğunu, kimlerle olduğunu unutup, sıyrılıp kaygılardan dans edebilir misin saatlerce? Hem kendini hem sevgilini hatalarıyla, değiştirmeden kabul edebilir misin? Her güne yeni bir isim verip başka başka anlamlar katabilir misin? Hiç kimsenin görmediği güzellikleri fark edebilir misin? Ruhuna ihanet etmeden, sadece yüreğinin sesini dinleyerek ve yüreğin sana "o" dedikçe onun izinden gidebilir misin?

Söyle, sen gerçekten bana aşık olabilir misin ..?


Kimi sevsem sensin, hayret
Sevgin hepsini nasıl değiştiriyor
Gözleri maviyken yaprak yeşili
Senin sesinle konuşuyor elbet
Yarım bakışları o kadar tehlikeli
Senin sigaranı senin gibi içiyor
Kimi sevsem sensin, hayret
Senden nedense vazgeçilemiyor
Her şeyi terk ettim, ne aşk ne şehvet
Sarışın başladığım esmer bitiyor
Anlaşılmaz yüzü koyu gölgeli
Dudakları keskin kırmızı jilet
Bir belaya çattık, nasıl bitirmeli
Gitar kımıldadı mı zaman deliniyor
Kimi sevsem sensin, hayret
Kapıların kapalı girilemiyor
Kimi sevsem sensin, senden ibaret
Hepsini senin adınla çağırıyorum
Arkamdan şımarık gülüşüyorlar
Getirdikleri yağmur, sende unuttuğum
Hani o sımsıcak iri çekirdekli
Senin gibi vahşi öpüşüyorlar
Kimi sevsem sensin, hayret
İn misin cin misin anlamıyorum…

Zor geliyor
insana kaçması dertli bir aşktan zor geliyor
Başlamak herşeye sil yeni baştan istemiyor
Kendini boşluğa fırlatıp atmak istemiyor
Eski vir aşkı tadında bırakmak

Baktım o güzel yüregide kapadım deli aşklara
Zalim beni attığın gibi atamam seni bir kenara
İnsan unutur üzenleri Allah unuturmu hiç
Hain perişan gönüllere ilacım beni sende iç
Umurumda mı bana verdigin acının süresi
Yüreğimdeki nefretin bile sana yok gidesi

Arkandan ağladım ama yalan oldu söylediklerin
Maziden korkmadım ama sıradanmı istediklerim
Ne olursun uyma şeytana çıkacak bak söylediklerim
Beni zalim belledin ama yeri cennet tüm meleklerin

YAŞAYAN ÖLÜ

Bir öLü geLecek evine yarın
GözLerinde yarım kaLmış arzuLar
DaLıp hayaLine hatıraLarın
Duracak kapında sabaha kadar…

Duyunca kapının çaLındığını
KorkuLu gözLerLe dışarı bakma!
Bütün odaLarın yak ışığını
Benim kaLdığım odayı yakma.

SiyahLarı giyin de pencereye çık
Aç kapıyı korkma yabancı değiL
Bir öLü ki yaşıyor, gözLeri açık…

ÖLüm seni sevmekten acı değiL
Aradı bu öLü hayatı sende
Öldü artık, sevsen de sevmesen de…


Uykuların kaçar geceleri
Bir türlü sabah olmayı bilmez
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar, ne yastık
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın
Onun unutamadığın hayali
Sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içine
Sevmek neymiş birgün anlarsın


Birgün anlarsın aslında herşeyin boş olduğunu
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin
Gün gelirde sesini bir kerecik duymak için
Vurursun başını soğuk taş duvarlara
Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
Duyarsın
Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın
Sevmek neymiş birgün anlarsın


Birgün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
Niçin yaratıldığını
Bu igrenç dünyaya neden geldiğini
Uzun uzun seyredersinde aynalarda güzelliğini
Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın
Dolar gözlerin için burkulur
Sevmek neymiş birgün anlarsın


Birgün anlarsın sevilen dudakların
Sevilen gözlerin erişilmezliğini
O hiç beklenmeyen saat geldi mi
Düşer saçların önüne ama bembeyaz
Uzanır gökyüzüne ellerin
Ama çaresiz, ama yorgun, ama bitkin
Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
Sevmek neymiş birgün anlarsın


Birgün anlarsın hayal kurmayı
Beklemeyi
Ümit etmeyi
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
Lanet edersin yaşadığına
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden

SENI SEVDIĞIMI BIRGÜN ANLARSIN


Gitme

Gitme
figan düşer denizlere sular çekilir
yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime
bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır
boynunu büker sabah kervanları kelebekler ölür

gitme
bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk
şaşırır yönünü rüzgarlar
bütün pınarların suyu çekilir
solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm

gitme
öksüz kalır içimdeki imge dağları
saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı
bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez
çiçekler açmaz bahçemde ah be gülüm

Gitme
acılara mahkum olur yüreğim
ardında fırtınalar kalır, ayrılıklar, anılar, yanlızlıklar
boynu bükük aşklar, gözü yaşlı şarkılar
alışamam yokluğuna, yokluğun ölüm

gitme
içimdeki bütün vagonlar devrilir
bir kar yağar istasyonlara, üşürüm

gel gitme sevgilim terketme beni
umutsuz çaresiz bekletme beni

gitme
bütün ormanlar ateşe verilir
kuşlarda gider bu kent de, ölürüm

gitme kal
menevşeler açsın dağlarda
sevince dönüşsün gökyüzü
iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm
yokluğuna alışamam yokluğun ölüm.

 
Gittin…
Ben arkandan sadece baktım.
Oysa söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki…
’’gidersen, iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.
Gidersen, sönecek içimdeki ateş ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
Gidersen, karanlığa mahkum edeceksin günlerimi.
O karanlıkta yolumu kaybedeceğim…’’ diyecektim sana.
Konuşamadım…

Advertisements
  1. No trackbacks yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: